Blog

CLASSIC LIST

verem.jpg
19/Mar/2019

Vücuttaki tüberküloz mikropları aktif hale gelirse hastalık yaparlar. Hastalık ciddidir. Tedavi edilmediği sürece, tuttuğu organda ya da organlarda hasar yapar, bu hasar giderek artar ve öldürücü olabilir.

Tüberküloz hastalığı, en çok akciğerleri tutar. Hastalığın tuttuğu diğer organlar, akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarlarıdır. Vücudun hemen bütün organlarında hastalık yapabilir. Hastalanan organlarda ağır bir iltihap olur, erimeler görülebilir. Organların çalışması bozulur.

Mikropların vücuda girdikten sonra hastalık yapma süresi farklılıklar gösterir. Vücut direnci düşükse, hızla hastalık gelişebilir. Ya da yıllar sonra hastalık gelişebilir. Mikrop alıp enfekte olanlardan yüzde onu yaşamlarının herhangi bir döneminde hastalanırlar.

Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini kırıcı hastalıklar ve etkenler vardır. AIDS hastalığı bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Bu nedenle, AIDS ve tüberküloz birbirlerine en büyük desteği veren iki beladır. Hastalığın gelişmesine yol açan diğer direnç kırıcılar, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi hastalıklardır. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düştüğünden hastalanma fazla olur.

Kaynak: http://www.verem.org.tr/verem_hakkinda_kisa_bilgi.php


verem2.jpg
19/Mar/2019

Özel Gaziantep Anka Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin İkidağ, günümüzde tedavisi mümkün olmasına rağmen verem hastalığının hâlâ dünya için büyük bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.

Verem mikrobunun kişinin bağışıklığının en zayıf anını kolladığını belirten Dr. Belgin İkidağ, “Tüberküloz hastalığı, bakteriyel ve solunum yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Binlerce yıldır var olduğu bilinen bu hastalık genetik değildir. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması, konuşması sırasında oluşan damlacıklar içinde havaya atılan mikrop, bu damlacıkların solunması ile vücuda alınır. Ancak mikrobu alan her kişide hemen hastalık gelişmeyebilir. Alınan mikrop vücutta uyur durumda kalabilir ve vücut direncinin düştüğü bir anda hastalık oluşturur. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem ise mikrobu aldıktan sonraki ilk 2 yıldır” dedi.

VEREMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Yorgunluk, ateş, iştahsızlık, gece terlemeleri, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kilo kaybı, uzun süren kuru öksürük ya da balgamlı öksürük, öksürükle ağızdan kan gelmesi gibi belirtilerle kendisini gösteren verem hastalığının bulaşıcı olduğunu vurgulayan Hatice Belgin İkidağ, hastayla aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşlarının hastalığın bulaşması açısından en riskli kişiler olduğuna dikkat çekti.

Haberin devamı


veremm.jpg
19/Mar/2019

Dr. Fevzi Onur Erer, 71. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, halk arasında ince hastalık olarak adlandırılan veremin, insandan insana hava yoluyla bulaşa ve öncelikle akciğerlerde olmak üzere tüm organlarda görülebilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu ifade etti .Erken tanı için 2-3 haftadan uzun süren öksürük, kanlı balgam, halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı ve verem hastasıyla uzun süre temas öyküsünün önemli bulgular olduğunu vurgulayan Dr. Fevzi Onur Erer, bu durumda vakit kaybedilmeden verem savaşı dispanseri veya göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulundu.

Dr. Fevzi Onur Erer, yeni tanı konmuş verem hastasının ilaçlarını 6 ay boyunca düzenli kullanması gerektiğine dikkat çekere  tedaviye başlanan hastalarda bulaşıcılığın hızla azaldığını, verem hastalarının tedavilerinin başarıyla tamamlanmasının, bulaşmayı önleyeceğinden veremden korunmada en etkin yöntem olduğunun altını çizdi.

Haberin devamı


Copyright 2018 | AVSD Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi